
Kefalet sigortasını yalnızca gelişmiş ekonomilere özgü modern bir enstrüman olarak görmek, onun gerçek potansiyelini göz ardı etmek demektir. Sanılanın aksine, gelişmekte olan ekonomilerde bu sistemin kökleri çok daha eskiye dayanıyor; örneğin Meksika, 1895 yılından bu yana kefalet sigortasını ekonomik yapısının temel taşlarından biri olarak kullanıyor.
Peki, gelişmekte olan pazarlar için neden bu kadar kritik? Çünkü kefalet sigortası sadece bir teminat mekanizması değil, aynı zamanda stratejik bir finansal araçtır. Şirketlere sağladığı gayrinakdi kredi desteği sayesinde banka limitlerini bloke etmeden yatırımların önünü açar, ticareti hızlandırır ve ekonomik büyümeye doğrudan yakıt sağlar. Türkiye gibi büyüme potansiyeli yüksek ülkelerde kefalet sigortasının yaygınlaşması, sermayenin daha verimli kullanılması adına dönüştürücü bir güç olacaktır.
Insıder dergisinin tamamına ulaşmak için: https://icisa.org/wp-content/uploads/2026/04/The-ICISA-Insider-April-2026.pdf














